Sinyaller Varken Tedbir Almayan Sistem

Sinyaller Varken Tedbir Almayan Sistem

Sinyaller Varken Tedbir Almayan Sistem

Ülkeler farklı, gündem aynı. Sık sık okullarda 14-18 yaş arası gençlerin işlediği cinayetler karşımıza çıkıyor. Her seferinde suçlayacak birilerini buluyoruz: Kanada’da yapay zekâ, Türkiye’de bakan.

Peki gerçek sorumlu kim? Suçladıklarımız gerçekten o sorumlular mı?

Ülkelerdeki Benzer Olaylar
  • Kanada (Tumbler Ridge, 2026): 18 yaşında saldırgan 9 kişi öldürdü. AI şiddet senaryoları tespit etti. Silahlar evden, anne (kanuni sahibi) mahkemeye başvurup iade istedi.
  • Türkiye (Kahramanmaraş, 2026): 14 yaşındaki öğrenci babasının 5 silahını sırt çantasında okula getirdi, 9 kişi öldü.
  • Fransa (2025-2026): 14-15 yaşında öğrenciler mutfak bıçağıyla saldırdı. Önceden bilinen şiddet eğilimi vardı.
  • İngiltere (Southport, 2024): 17 yaşında genç bıçakla 3 kız öldürdü. Aile ve kurumlar sinyalleri kaçırdı.
  • Amerika (2025-2026): Birçok okulda 15-18 yaş arası silahlı saldırılar. Silahlar genellikle evden alındı.

Yasalar çoğu ülkede var. Kanada’da red flag yasası, Amerika’da eyaletlerde benzer düzenlemeler, Türkiye’de silah ruhsatı ve güvenli saklama kuralları mevcut. Ancak bu yasalar kâğıt üzerinde kalıyor.

Yasalar ve Uygulamadaki Eksiklikler

Kanada’da red flag yasası 2023’ten beri var. Silahlar tehlike durumunda geçici olarak el konulabiliyor. Ancak uygulama çok zayıf: 2 yılda sadece 1 kayıtlı vaka olduğu belirtiliyor. Silahlar veli talebiyle iade edildi.

Türkiye’de silah ruhsatı ve güvenli saklama zorunluluğu mevcut, fakat riskli evlerde etkili denetim yapılmıyor.

İnsanlar evlerine hırsız girmesin diye kamera ve alarm kurup anında bildirim alıyor. Fakat ateşli silahlar konusunda aynı hassasiyet gösterilmiyor. Silahlar evde sahibinin sorumluluğunda, güvenli bir şekilde muhafaza edilmelidir.

Bıçaklara erişim her evde kolaydır, buna tamamen engel olmak mümkün değildir. Ancak ateşli silahlar öyle değildir. Sahibi bunları çocuk ve riskli kişilerin erişemeyeceği şekilde saklamalı, sorumluluğu önce kendinde aramalıdır.

Mahkemeler, sorun yaşanmış riskli evlerde güvenlik kurallarını daha sıkı ve şartlı hale getirmelidir. Olaylardan sonra “Bu konuda hata yaptık, yasayı daha aktif hale getireceğiz, veri takibini zorunlu kılacağız” diye somut bir açıklama veya eylem planı yapılmadı. Kanunlar yeterli olsa da uygulama ve kişisel sorumluluk eksik kaldığı sürece aynı döngü devam ediyor.

Sorumluluğumuz soruna odaklanmak. Sinyaller varken tedbir almamak, sonra suçu başkasına atmak döngüsünü kırmak zorundayız.