İnsanları Küfre ve İmana Götüren Etkenler

Read in Other Languages
Loading…

İnsanları Küfre ve İmana Götüren Etkenler

M. Fethullah Gülen · Manisa, 14 Şubat 1975 · "Tevhid Delilleri" serisinin ilk vaazı

"Gözümle görmediğime inanmam." Bu söz, 1975'te de bugün de aynı güvenle söyleniyor. Hocaefendi, tevhid delillerine geçmeden önce bu vaazda zemini hazırlıyor: İnsanı imandan uzaklaştıran nedir, imana götüren nedir?

Bu yazı yukarıdaki videoyu bölüm bölüm izliyor. Anlatım herkes için; karşılaştırmalar, kavramlar ve kaynaklar açılır kutularda.

I — Kâinat O'nu anlatır

Allah kâinatı kendini anlatsın diye yarattı

Allah'ın ne meleğe, ne insana, ne de kâinata ihtiyacı vardır. Kelâmı, kudreti, ilmi, işitmesi ve görmesi kendindendir. Buna rağmen bizi yarattı: gözümüzle kendini görmek ve göstermek, kulağımızla kendini duyurmak için. Bize şuur verdi ki O'nu bilelim, O'na erelim.

Kâinat, Kur'an ve peygamberler O'nu anlatır; her şey bir senfonideki tatlı musiki gibi O'ndan söz eder. Söylenen söz kalpte yankı bulmazsa, taşa çarpmış gibi geri döner.

📖 📊 Videodan görsel: Allah kâinatı kendini anlatsın diye yarattı
Allah kâinatı kendini anlatsın diye yarattıBizi de O’nu anlayalım, anlatalım diyeO hiçbir şeye muhtaç değilNe meleğe, ne balığa, ne insana, ne kâinataKelâmKudretİlimSemi’ (işitme)Basar (görme)Zatıyla müstağnî, âlemlerden müstağnîBununla beraber bizi yarattıGözümüzle kendini görmekve göstermek içinKulağımızla kendinibize duyurmak içinŞuur verdi:kendisini bilelim, O’na erelim diyeİhtiyaçsız olan Allah kendini konuşturuyor:KâinatlaKur’an’laPeygamberlerin dili ve hâliyleHer şey bir senfonideki tatlı musiki gibi O’nu anlatır.Söz kalpte yankı bulmazsa taşa çarpmış gibi geri döner;körler, sağırlar gibi yaşamış, o hâl üzere ölmüş oluruz.

II — "Görmediğime inanmam"

Mantıksızlık mantığı

Hocaefendi'ye göre dünkü kâfirle bugünkü kâfir arasında temel meselede fark yoktur: Gözle görüleni, elle tutulanı, kulakla duyulanı kabul, gerisini ret. Hz. İsa'dan önce Epikür ve Demokrit de aynı şeyi söylemişti. Bu, bir bakıma mantıklı görünür ama mantıksızlık mantığıdır.

Çünkü varlığına inandığımız pek çok şeyi hiç görmeyiz. Onları, gördüklerimizin terkibini yapan aklımızla kabul ederiz.

📖 Görmeden kabul ettiklerimiz
Çekim kanunuKüreleri birbirine bağlar; kendisi görülmez, yine de "vardır" deriz.
AmerikaÇoğumuz gözümüzle görmediğimiz hâlde varlığını kabul ederiz.
MerkezkaçCisimlerin birbirinden kaçma kanunu; eskiler "ani'l-merkez" derdi.
MıknatısDemir demiri çeker; ama çeken şeyin ne olduğunu bilemeyiz.
AtomElektronu ve nötronu görmeyiz, ama atomun varlığına inanırız.
📖 📊 Videodan görsel: Mantıksızlık mantığı
Bütün inkârcıların ölçüsü: duygu sahasıDuyulara gireni kabul, girmeyeni retDünkü kâfir ile bugünkü kâfir arasında temel meselede fark yoktur.Gözümle gördüğümükabul ederim.Elimle yakalarsamkabul ederim.Kulağımla duyarsamkabul ederim.Asırları aşın: 2000–3000 sene öncesine gidinHz. İsaEpikürMÖ 341–270DemokritMÖ 460–370Bu asrın mülhidleriEsas iş gönüldeki küfürden akıp gelir.Gönlünde küfür bulunan herkesin dili, bütün dünyada aynı şeye tercüman olur.Çünkü mesele küfre tercüman olmaktır.
Görmediğimiz hâlde varlığına inandıklarımızNice şey irade ve imkân dairemizin dışındadırÇekim kanunuKüreleri birbirine bağlar.Ne eseri görülür, ne semeresi;yine de “vardır” deriz.…laboratuvara getirilmiş gibi bahsederiz.AmerikaGözümüzle görmediğimiz hâldekabul ederiz.MerkezkaçCisimlerin birbirinden kaçma kanunu;eskiler “ani’l-merkez” derdi.Onu da görmeden kabul ediyoruz.MıknatısDemir demiri, cisim cismi çeker.Ama ortadaki bu çeken şey nedir?Bunu bilemiyoruz.Hesaplar yalnız vakıayı anlatır; meselenin çözümü değildir.

III — Aklın vazifesi

Duyular malzeme toplar, akıl hakem olur

Akıl, insanlığın büyük meselelerini tek başına halledemez; ama bir alettir. Göz görür, kulak işitir; akıl bunları değerlendirip bir hükme varır. Kâinattaki, insanın yüzündeki, sözündeki ve sesindeki manalar aklın eline geldiğinde akıl şu hükümle çıkar: "Bunları yaratan Allah'tır."

His, mantık ve akıl birer alettir. Neyin neye yaradığını bilmeyen, onları yerinde kullanamaz ve bir safsatadan başka bir safsataya gider.

📖 📊 Videodan görsel: Duyular malzeme toplar, akıl hakem olur
Aklın vazifesiAkıl insanlığın büyük meselelerini tek başına halledemez;fakat bir alettir: gözlemden kanunlar çıkarır.Duyguların kazandırdıklarıGöz görürKulak işitirHisler duyarAKILhakem olurhakikatekâinatinsaninsanın simasısözüsesiAkla deriz ki: değerlendir bunuBunları yaratanAllah’tır.Maddeci görmediğini reddeder;Akli ve kat’i delillerisonraki derslerde peyderpey göreceğiz.

IV — "Allah'ı göremedim"

Rus astronotu ve sınıftaki öğretmen

Dünyanın etrafında dönüp gelen Rus astronotu, "Ben Allah'a rastlamadım" diyerek bunu bütün dünyaya ilan etti; sanki kâinatı elinde tutan Allah, dünyanın etrafında bir yerde bulunuyormuş gibi. Hocaefendi buna üç cevap verir.

Aynı mantık sınıfta da kurulur: "Beni, tahtayı, kalemi görüyor musunuz? Evet. Çünkü var. Allah'ı görüyor musunuz? Hayır. Öyleyse yok." Bu safsatanın karşısına Kur'an ve Resulullah mantığıyla çıkılmazsa, aynı sözler okulda, radyoda ve televizyonda çocuklarımıza dinletilmeye devam edecektir.

📖 Allah neden görünmez?
1Allah, Allah olduğu için görünmez: Bütün kâinatı elinde tutan bir yerde olmaz.
2Allah madde değildir; cevher de araz da değildir, aklımıza gelen her şeyden başkadır.
3İnsanın görmesi sınırlıdır; Hocaefendi görülebilenin ancak binde altısını gördüğümüzü söyler. Binde bini görmeyen, "Allah'ı görmüyorum" diyemez.
📖 Kaynak notu: "Tanrı'yı görmedim" sözü kime ait?

Vaazda geçen söz, 1975'te dünyada yaygın olan bir rivayete dayanır ve çoğu zaman Yuri Gagarin'e nispet edilir. Kaynakları taradığımızda şu tablo çıktı:

  • Belgeli olan: İkinci Sovyet kozmonotu Gherman Titov, 6 Mayıs 1962'de Seattle Dünya Fuarı'ndaki basın toplantısında uzayda "ne melek ne Tanrı gördüğünü" söyledi. Haber: Seattle Post-Intelligencer, 7 Mayıs 1962, s. 1. (HistoryLink)
  • Cevabı: Amerikalı astronot John Glenn, 10 Mayıs 1962'de Seattle'da bu söze şöyle karşılık verdi: inandığı Tanrı, uzayda görülebilecek kadar küçük değildi. (HistoryLink)
  • Kruşçev'e nispet: "Gagarin uzaya uçtu, Tanrı'yı görmedi" sözünün, Sovyet lideri Kruşçev'in din karşıtı propaganda konulu bir parti toplantısında söylendiği anlatılır. Bu anlatım, Gagarin'in yakın dostu Albay Valentin Petrov'un hatırasına dayanır; toplantının tutanağı ve tarihi bulunamamıştır. (Pravmir, Sedmitza, Kommersant)
  • Propagandadaki izi: 1961'de Ogonyok dergisinde "Tanrı yok, Gagarin var" yazılı bir pankart haberi çıktı; aynı yıl Gagarin adına yazılan "Uzaya Giden Yol" kitabında da benzer bir anekdot yer aldı. (Kommersant)
  • Gagarin'in kendisi: Böyle bir söz söylediğine dair kayıt yoktur; yakınları vaftizli olduğunu anlatır. (Foma)

Vaazın ana fikri, yani gözle görmemenin yokluğa delil olmadığı, bu nispetten etkilenmez. Hikâyenin kendisi, bu safsatanın devlet propagandasında nasıl kullanıldığını gösterir.

📖 📊 Videodan görsel: Rus astronotu ve sınıftaki öğretmen
Allah neden görünmez?1Allah olduğu için görünmez.Allah, Allah olduğu için görünmez.Çünkü bütün kâinatı hâkimiyeti vetasarrufu altında tutuyor.Allah’ın mülküDünyanızVücudunuzdaki atomlarınmilyarda biri kadar bile değil.Kürenin bir tarafında sandalyede oturuyordiye hayal etmek…putperestlik devrinden kalma bir safsatadır.Şu düzenli kâinatı elinde tutuyor;öyleyse O bir yerde olmaz.
Allah neden görünmez?2Allah madde değildir.Madde olduğunu kim söyledi ki onu görme iddiasına kalkışasın?Maddeden münezzehCevher değilAraz değilAklımıza gelen her şeyden başkadır.3İnsanın görmesi sınırlıdır.görülen: binde 6← kızılötesimorötesi →Görülebilen şeylerin binde 994’ünü insan görmez.Binde bini gördüğünde “Allah’ı görmüyorum” sözünün bir değeri olabilir.Binde altıyı görürken bu iddia, Allah’a karşı söylenmiş korkunç bir yalandır.
Sınıftaki öğretmenSiz de şahit oldunuz, daha nice defa şahit olacaksınızMuallimBeni görüyor musunuz?Tahtayı görüyor musunuz?Sandalyeyi görüyor musunuz?Elimdeki kalemi?“Görüyoruz.”“Neden görüyorsunuz?”“Çünkü bunlar var.”“Allah’ı görüyor musunuz?”“Hayır.”“Neden görmüyorsunuz?”“Öyleyse yok.”

V — Kurtuluşun yolu

Kâinatı bir kitap gibi okumak

Bu mantıksızlıktan kurtulmanın yolu, bize verilen varlığı, idraki ve önümüze sofra gibi serilen kâinatı bir kitabın sayfaları gibi çevirmek; Allah'a ait eserleri tespit edip mantığın hakemliğiyle "Allah vardır" hükmüne varmaktır. Bunu önce evde, çoluk çocuğa anlatmak; sonra millet içinde arı gibi kaynaşarak yaymak gerekir.

Hocaefendi'nin tespiti açıktır: Küfre götüren ilim, fikir, akıl ya da mantık değildir. Küfrün temelinde mantıksızlık, ilimsizlik, cehalet ve akılsızlık vardır; üniversitede bile olsa.

📖 📊 Videodan görsel: Kâinatı bir kitap gibi okumak
Bu mantıksızlıktan kurtulmanın yolubize verilen varlıkidraksofra gibi serilen dünya1ÇevirmekKâinatı kitap sayfaları gibiçevirdikçe çevirmek2Tespit etmekAllah’a ait eserleritespit etmek3Hüküm vermekMantığın hakemliğiyle“Allah vardır” hükmüne varmakBirinci prensip, birinci iş: bunu evde işlemekÇoluk çocuğa anlatmayı,hanıma anlatmayı vazife bilmek.Millet içinde arı gibi kaynaşmak,bu hakikati yaymaya çalışmak.
Küfre götüren sebeplerKüfrün sebebi…ilim değildirfikir değildirakıl değildirmantık değildirKüfrün temelinde…mantıksızlıkilimsizlikcehaletakılsızlık(üniversitede olsa bile)İnsanları küfre iten âmiller1. Cehalet2. Hevâ3. Kibir ve İnat4. Zulüm5. Korku

VI — Birinci âmil: Cehalet

Bilmediğini bilmemek

Beş yüz milyonluk bir cemaatin Allah'tan uzaklaşmasının sebebi cehalettir: Kur'an'ını, neyin Allah'ı anlattığını, Peygamberini bilmemek. "İnsan su kenarında meydana gelmiş, sonra şu olmuş, sonra bu olmuş" gibi "-mış, -mış"larla büyük hakikat anlatılamaz.

"Allah bizimle konuşsa ya!" diyenlere Kur'an, onlardan öncekilerin de aynı sözü söylediğini hatırlatır: Kalpleri birbirine benzedi (Bakara 2:118). Elektriğin santralde doğduğunu bilmeyen, onu yalnız teller ve lambada arar ve yanılır. Onlar dünya hayatının sadece görünen yüzünü bilirler (Rûm 30:7).

📖 Üç kat cehalet
Cehl-i basitBilmemek.
Cehl-i mürekkebBilmediğini de bilmemek.
Cehl-i mük'abÜstelik kendini bilir sanmak: cehaletin üç kat katlanmış hâli.
📖 📊 Videodan görsel: Bilmediğini bilmemek
Cehaletin en koyusuBilmez, bilmediğini de bilmez; üstelik kendini bilir sanır.Cehaletin üç kat katlanmış hâliBilmemekBilmediğini bilmemekKendini biliyor sanmakCehl-i basitCehl-i mürekkebCehl-i mük’abAllah kâinatı titreten seslerle kendini anlatırkenbuna göz kapamak elbette cehalettir.
Temeli bilmeyen aldanırBazıları inkârcıların ilmi karşısında ezilir: “Bu kadar okumuşlar, nasıl yanılırlar?”Meseleye temelinden girmeyen herkes aldanabilir.baraj · santraltrafohatlarlambaYalnız burada araştıran yanlış zanlara kapılır.İlim adamı da olsa, meseleyi ortadan alırsa gülünç duruma düşer.“Al hatları birbirine bağla, ışık gelsin!” — gelmeyecektir.Temel ister.

VII — İkinci âmil: Hevâ

Arzularını ilah edinen

Arzuları insanı çepeçevre sarar: evlada, aileye, yurda, yuvaya karşı arzular birikir ve insan bir "arzular âbidesi" hâline gelir. Bu arzuları aşamayan yolda kalır. Kur'an sorar: "Hevâsını ilah edinen kimseyi gördün mü?" (Furkân 25:43)

Böyle biri başını kaldırıp kâinatın tebessüm eden yüzüne bakamaz, kendi içine dönemez, hadiseleri değerlendiremez ki Allah'ı görsün. Firavun'un "Bana bir kule yap da Musa'nın ilahına bakayım" demesi gibi (Mü'min 40:36-37), bugünün insanı da günahların ağırlığıyla saçma delillere tutunur.

📖 📊 Videodan görsel: Arzularını ilah edinen
Hevâ ve doğurduğu sapma1. Cehalet2. Hevâ3. Kibir ve İnat4. Zulüm5. KorkuNefsin arzuları ve onların doğurduğu inhiraf (yoldan çıkma)İnsanın arzusunun ona hâkim olması, benliğini çepeçevre sarmasıevlada karşı arzuaileye karşı arzuçocuğa karşı arzuyurda karşı arzuyuvayabir “arzular âbidesi”Bu arzuları aşamadığındanyolda kalır, Allah’a ulaşamaz.Hevâ insanı boğar.كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ وَتَذَرُونَ الْآخِرَةَHayır! Peşin olanı seviyor,ahireti bırakıyorsunuz.Kıyâmet 75:20-21
Firavun’un kulesiBinlerce delille anlatsanız da, sapmış olan anlamayacaktırيَا هَامَانُ ابْنِ لِي صَرْحًا لَعَلِّي أَبْلُغُ الْأَسْبَابَ“Ey Hâmân! Bana yüksek bir kule yap;belki o yollara ulaşırım.”Mü’min 40:36-37“Göklere çıkıp bakayım, Musa’nın ilahı orada mı?Ben onu yalancı sanıyorum.”Tıpkı Gagarin gibiHiç akla mantığa gelmeyecek şeylerle kendini avutur.Bugünün insanı da aynı noktadan yola çıkmış:pek çok günahterk edilen farzlarkalpte lekelerhuzura gelmek ağırsaçma delillerle sapmaAllah bizi hevâ-i nefsimize uymaktan korusun.

VIII — Üçüncü âmil: Kibir ve inat

Kibir küfre, inat kapalı kalbe götürür

Kudsî hadiste Allah, kibriyanın kendi ridâsı olduğunu bildirir. Başkası büyüklenirse yanlış bir yola girmiş olur. Şeytan, Âdem'i hor görüp büyüklendiği için rahmetten mahrum kaldı (Bakara 2:34). "Bize melekler inseydi ya, Rabbimizi görseydik ya!" diyenler, kendi içlerinde büyüklenmişlerdi (Furkân 25:21).

Kibrin doğurduğu ayrı bir hastalık inattır. İnatçı, mantıken kabul etse bile ret yolları arar: "Yerden bize bir kaynak fışkırtmadıkça sana inanmayız" (İsrâ 17:90). Hocaefendi'ye göre küfür insan hayatında bir ölümdür ve bu ölümü doğuran korkunç hastalık kibirdir.

📖 📊 Videodan görsel: Kibir küfre, inat kapalı kalbe götürür
Kibir: küfür denen ölümün hastalığıلَقَدِ اسْتَكْبَرُوا فِي أَنْفُسِهِمْ وَعَتَوْا عُتُوًّا كَبِيرًاAndolsun, kendi içlerinde büyüklendiler ve pek büyük bir azgınlıkla haddi aştılar.Furkân 25:21Baş döndürücü bir şımarıklık; insanları hor ve hakir görme havası…KibirhastalıkKüfür: bir ölüm• İnsanın ince duygularının ölmesi• En güzel yaratılmışın cennete gitmesine mâni• Allah’ı görmesine mâniBu ölümü doğuran korkunç hastalık kibirdir.
Kibrin doğurduğu hastalık: inatİkisini bir âmil saydım: “kibr ü inat”İnatçının imana gelmesi çok zordur.1Kafasında değişmezhükümler oluşmuşsa…2anlatacağın her hakikatekulak tıkar.3Mantıken kabul etse bileret yollarını arar.Bütün devirlerde aynı şey olmuştur.وَقَالُوا لَنْ نُؤْمِنَ لَكَ حَتّٰى تَفْجُرَ لَنَا مِنَ الْأَرْضِ يَنْبُوعًا“Yerden bize bir kaynak fışkırtmadıkçasana asla inanmayız” dediler.İsrâ 17:90-91yerden kaynaklar fışkırthurma ve üzüm bağları veraralarında çaylar çağlat…yoksa sana inanacak hâlimiz yok!

IX — Dördüncü âmil: Zulüm

Hakk'a ve halka karşı haddi aşmak

Zulmü şiar edinen, bugün olmazsa yarın imanın nurundan mahrum kalır. Hakk'ın hukukunu çiğneyen de halka zulmeden de adım adım küfre itilir. Küfredip zulmedenleri Allah bağışlayacak değildir ve onları cehennem yolundan başka bir yola iletmeyecektir (Nisâ 4:168-169).

"Bize Allah'ı göster" diyen İsrailoğullarını zulümleri sebebiyle yıldırım çarptı (Nisâ 4:153). Devlet halkına, millet kendine, torunlarına, çoluk çocuğuna zulmederse, o milletin başında çakacak saikalar hazır demektir.

📖 📊 Videodan görsel: Hakk'a ve halka karşı haddi aşmak
Herkes gideceği yerin yolundadır“Amel edin; herkes neticede nereye girecekse onun yolundadır.”ZulümKibirHevâya esirlikGafletCehalet…cehenneminyolundadır.Herkes, gideceği yerin yolunda o yolun erkânını yaşamaktadır.
Zulüm hangi kademede olursaDevlettebaasına zulmederseHükümet erkânıtebaasına zulmederseDevletin reisimillete zulmederseMilletkendi kendine zulmederseMillettorunlarına zulmederseMilletçoluk çocuğuna zulmederseO milletin başında çakacaksaikalar hazır demektir.Allah o milleti küfre de iter.Aile fertlerini görmemek, gözetmemek debüyük bir haddi aşmadır.Zulmü terk edin, haddinizi bilin;ilahî hukuka tecavüzden titreyin.

X — Beşinci âmil: Korku

Sinekten kaçıp yılanın ağzına girmek

Gerekmediği yerden korkmak nicelerini dinden çıkarmış, küfrü hoş görmeye zorlamıştır. Makamını kaybetmekten korkan kâfire taviz verir; sinekten kaçarken yılanın ağzına, nefsinin ve şeytanın kucağına düşer. Münafıklar da korkularından müminlerle görünür (Tevbe 9:56).

Mümin ise bütün dünya aleyhine toplansa "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir" der (Âl-i İmrân 3:173). Firavun'un tehdit ettiği sihirbazlar da böyle cevap verdi: "Sen ancak bu dünya hayatında hüküm verebilirsin" (Tâhâ 20:72).

📖 Beş âmil bir bakışta
CehaletKur'an'ı, Peygamber'i ve neyin Allah'ı anlattığını bilmemek; bilmediğini de bilmemek.
HevâArzuların insana hâkim olması ve doğurduğu sapma.
Kibir ve inatBüyüklenmek ve hakikate rağmen ret yolları aramak.
ZulümHakk'ın ve halkın hukukunu çiğneyerek haddi aşmak.
KorkuAllah'tan değil; makamdan, servetten, dünyayı kaybetmekten korkmak.
📖 📊 Videodan görsel: Sinekten kaçıp yılanın ağzına girmek
Korku: gerekmediği yerden korkmak1. Cehalet2. Hevâ3. Kibir ve İnat4. Zulüm5. Korku• Nicelerini korku dinden çıkardı.• Nicelerini küfrü hoş görmeye zorladı.• Nicesi dininden taviz verdi.• Makamını kaybetme endişesiyle kâfire taviz verdi.sinekten kaçtıyılanın ağzına girdiBir kâfirden korkup en büyük düşmanışeytanın ağzına, nefsin kucağına düştü.أَعْدٰى عَدُوِّكَ نَفْسُكَ الَّتِي بَيْنَ جَنْبَيْكَDüşmanlarının en azılısı, iki yanın arasındaki nefsindir.Hadis-i şerifNice hakikatifeda etti…sırf dünyada yaşayabilmek için.
Korkan münafık, korkmayan müminMünafıkوَيَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ إِنَّهُمْ لَمِنْكُمْ وَمَا هُمْ مِنْكُمْSizden olduklarına Allah’a yemin ederler;oysa sizden değillerdir.Onlar korkan bir topluluktur.Tevbe 9:56Sadece korkularındanseninle görünüyorlar.Dünya çıkarı adınaResulullah’ın saflarında yer alırlar.Mümin“Bütün âlem aleyhinize toplandı,komplolar kuruyorlar,sizi yok edecekler; korkun!”Bu korkutmalar yalnız imanlarını artırdı.حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُAllah bize yeter; O ne güzel vekildir.Âl-i İmrân 3:173Vekâletini Allah’a veren insançok sağlam bir yere dayanmıştır.

XI — İmana götürenler

Akıl, fikir ve ilim

"Az ilim insanı imansız yapar, çok ilim Allah'a bağlar." Yarım ilim, yarım hekimin cana kıydığı gibi bir milletin can evine kıyar. İmana götüren âmiller akıl, fikir ve ilimdir: Kur'an "aklını kullananlar", "düşünenler" ve "bilenler" için ayetler olduğunu söyler (Ra'd 13:3-4, Rûm 30:22).

Hilkatin gayesi Allah'ı bilmektir. Mümin bir arı gibi atomdan güneş sistemine, yıldızlardan insanın yüzüne konar; her birinden bir marifet çiçeği alıp döner ve "Her şey Seni anlatıyor" der. Bu bakışla İslam asla ilmin ve tefekkürün karşısında görülemez.

Hilkatin gayesi Allah'ı bilmektir.

📖 📊 Videodan görsel: Akıl, fikir ve ilim
İmana götüren âmillerAkılFikirİlimإِنَّ فِي ذٰلِكَ لَآيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَBunda aklını kullanan bir topluluk için ayetler vardır.Ra‘d 13:4Baştan ayağa ayet olan kâinatta ibret alınacak neler var!simasıgözünün yapılışıburnunun yerikulaklarının ölçülü yerivücudun kıvamı…ama aklını kullananlar için.Kur’an ve İslam meseleleri akla havale ediyor:akıl, insanı Allah’a götüren bir âmildir.Yeter ki insan onun sırtına binsin; gördüklerini aklın hakemliğiyle değerlendirsin.
İslam: iman ufku ve marifet yoluümit kaynağısaadet kaynağıitminan kaynağıAllah’a iman ufkuna götürür;götürdüğü yolda demet demet marifet kazandırır.Çünkü mümin daima araştırır, düşünür, karıştırır.atomlar âlemi≈güneş sistemininküçük bir minyatürügüneş sistemidalgalariyonlaşmalar“Allah’ım, Sana binlerce hamd olsun; her şey Seni anlatıyor!”

Kavramlar

📖 Vaazda geçen kavramlar

Âmil: Etken, sebep.

Muğalata: Safsata; yanıltmaya yönelik, mantığa aykırı akıl yürütme.

Mülhid: Allah'ı inkâr eden.

Hevâ: Nefsin arzuları, gelip geçici istekler.

İnhiraf: Doğru yoldan sapma.

Kibriya: Büyüklük, yücelik; yalnız Allah'a ait sıfat.

Saika: Gökten inen şiddetli ses ve ateş; yıldırım.

Marifet: Allah'ı bilmek, O'nu tanımak.

Kaynaklar

📖 Vaazın kaynakları

Herkul.org: Tevhidin Etrafında (1975)

Ses kaydı: Çınar Media (YouTube)

Ayetler: Bakara 2:32, 2:34, 2:55, 2:61, 2:118 · Âl-i İmrân 3:14, 3:173 · Nisâ 4:153, 4:168-169 · Tevbe 9:56 · Yûsuf 12:105 · Ra'd 13:3-4 · İsrâ 17:90-91 · Tâhâ 20:25-28, 20:71-72 · Hac 22:8 · Furkân 25:21, 25:43 · Rûm 30:7, 30:22 · Mü'min 40:36-37, 40:44 · Fetih 48:11 · Kıyâmet 75:20-21

📖 📝 Derleyenin notu

İmanın şartlarının ilki Allah'a imandır. Bu, her dinde böyledir: Önce Yaratıcıya inanılır ki ardından gelenlere iman edilebilsin. İnançta ilk adım imandır; imanda ilk adım da Allah'a isimleriyle, sıfatlarıyla, her yönüyle iman etmektir. Bu vaaz, o yolun başı: imana giriş dersi.

Görseller yapay zekâ desteğiyle kodla çizilmiştir; ses orijinal vaaz kaydıdır, yapay zekâ seslendirmesi değildir. Vaazın 1:36 ile 9:08 arasındaki bölümü (Nur Suresi 35. ayetin tilaveti ve önceki derslerin özeti) videoya alınmamıştır. Yapım: MuM · Safcocuk.
Series
Loading…