Read in Other Languages
Kur'an Hidayet Kaynağıdır: Hablullah'a Tutunmak
M. Fethullah Gülen · Manisa, 25 Haziran 1976 · "Kur'an'ın Altın İkliminde" serisinin ilk hutbesi
Evimizin en güzel köşesinde, işlemeli bir kılıfın içinde duran bir Kur'an... Ona hürmet ediyoruz, ama onu okuyor, anlıyor, hayatımıza taşıyor muyuz? 1976 yazında Manisa'da irad edilen bu hutbe, tam da bu soruyu soruyor: Kur'an'a sahip olmak ne demektir?
Bu yazı, yukarıdaki videoyu bölüm bölüm izliyor. Anlatım herkes için; karşılaştırmalar, kavramlar ve kaynaklar açılır kutularda.
I — Lâ reybe fîh
Onda şüphe yoktur
Hutbe, Bakara Suresi'nin 2. ayetindeki ifadeyle açılır: "Lâ reybe fîh" — onda şüphe yoktur. Kur'an ilk tasdikini Allah'tan alır; sonra onu getiren Peygamber, zamanla sahneye çıkan hâdiseler ve ilerleyen ilimler aynı kitabı doğrular.
Hocaefendi'nin vurgusu şudur: Dilini bilmeseniz, edasına aşina olmasanız bile Kur'an'da sizin de anlayacağınız ve "Bu Allah kelamıdır" diyeceğiniz taraflar vardır. Bu yönüyle siz de "lâ reybe fîh" dersiniz.
📖 Dört tasdik
| İlahi | İlk tasdik ve tebcilini Allah'tan alır; içindekilerin hak ve hakikat olduğunu Allah bildirir. |
| Nebevi | Binlerce delille desteklenen Peygamber (s.a.v.) onu tasdik eder: "Bu kelam Allah kelamıdır." |
| Hâdiseler | Haber verdiği her şey, sırası geldiğinde sahneye çıkarak onu doğrular. |
| İlimler | İlimler ilerledikçe Kur'an'ın beyanını doğrular. |
II — Hüden li'l-müttakîn
Hidayet vardır, ama müttakiler için
Şüphe olmayan bu kitap aynı zamanda bir hidayet kaynağıdır. Fakat ayet bir şart koyar: "Hüden li'l-müttakîn" — müttakiler için hidayet. Kaynak herkese açıktır; ondan istifade etmek ise kişinin haline bağlıdır.
Kur'an evde bir mahfaza içinde asılı kalırsa, size hidayeti olmayacaktır. Onun sizi kurtarması, sizin ona sarılmanıza bağlıdır.
📖 Hutbeye göre müttaki kimdir?
- Allah'tan çok korkan, O'nun himayesine giren
- Aklın idlalinden sakınan; kafasına ve karîhasına mutlak itimat etmeyen
- Aklı, hakikati anlamada bir alet olarak kullanan
- Peygamber'in sesine, sözüne, soluğuna kulak veren
- Allah'ın vaz ettiği kâinat kitabının manasını anlayan
III — Hablullah
Paslı çivi mi, kafa ve gönül mü?
Kur'an bir Hablullah'tır, Allah'ın ipidir: bir ucu Allah'ın elinde, bir ucu bizim elimizde. Ona tutunan saadete yükselir. Ama nereye bağlı olduğu önemlidir.
Evinizde bir çiviye bağlıysa, o ip paslı bir çiviye bağlıdır; gönlünüze değil. Manasını anlamadığınız zaman onu bir dua kitabı durumuna düşürmüş olursunuz. Kafanızda manası teşrih edildiğinde, gönlünüzde yer bulduğunda ise ona gerçekten tutunmuş sayılırsınız.
📖 İki bağ: şeklî ve fiilî
| Şeklî bağ | Fiilî bağ | |
|---|---|---|
| Nereye bağlı | Duvardaki bir çiviye | Kafaya ve gönle |
| Kur'an'ın rolü | Anlaşılmadan okunan bir dua kitabı | Manası teşrih edilen, hayatı yönlendiren kitap |
| Sonuç | Saadet üretmez | İnsanı, aileyi ve cemaati saadete yükseltir |
IV — Hz. Ömer ve "ebb" kelimesi
Bir kelime için günlerce süren ızdırap
Kur'an'ın ilk cemaati, her meselesini anlamak için hâhişkâr ve istekliydi. Anlamadıkları tek bir mesele yüzünden günlerce iştahları, uykuları kaçardı.
İnsan ne kadar az biliyor! "Ebb"in manasını gönlüme itminan verecek şekilde bilemiyorum.
Hz. Ömer (r.a.), minberden
Abese Suresi'nde geçen bu kelime için Hz. Ömer'in duyduğu teessür, Kur'an'la kurulan ilişkinin ölçüsüdür. Her kelime üzerinde günlerce durmuş, her kelimenin teşrihatını yapmış, nurunu görmüşlerdi. Hocaefendi'nin cümlesiyle: Ömer'in kitabı olduğu kadar Kur'an kitabınızdır.
📖 Bir kelimeyle kurulan ilişkinin dört adımı
| Izdırap | Anlaşılmayan tek bir mesele için iştahın ve uykunun kaçması |
| İtiraf | Minberden halka "Bilemiyorum" diyebilmek |
| Teşrih | Kelime üzerinde günlerce durup onu tahlil etmek |
| Nur | Her kelimenin gönülde ayrı bir ışık yakması |
V — Açacak, bakacak, anlayacaksın
Onun içinde, derununda ne var?
Hutbenin çağrısı sade: Açacak, bakacak, anlayacaksın. Getirdiği şuura ve ruha ermeye çalışacak, neşrettiği nurların altında meseleleri tahlil edeceksin; zulmanî havadan, beşerî karanlıklardan ve şehvetin dumanından uzaklaşarak onu saf âlemi içinde kavramaya bakacaksın.
Çünkü onun içinde insanı cennete sevk eden bir heyecan, Allah'a sevk eden bir coşkunluk, mahiyetinde ve ulviyetinde nur, esrar ve saadet vardır. Ona tutunan şahıs saadete erer; tutunan aile, aile olarak saadete erer; tutunan cemaat saadete erer.
VI — Kur'an'a sahip olmak
Gazeteniz kadar sahip misiniz?
Ona sahip çıktığını zanneden bir cemaat, hâlâ onu evlerde duvarlara asıyor, açıp içine bakmıyor, hakiki tefsirleri okumuyorsa... Hocaefendi burada açık konuşur ve "kimse kırılmasın" diye ekler: Bu cemaat Kur'an'a sahip değildir.
Ölçü de gündelik hayattan: Gazetenizin köşe yazarlarını, hangi ay hangi mevsim neler yazıldığını bilirsiniz. O gazete kadar okuyup ilgilenmiyor, onu peynir ekmek yemek rahatlığı içinde başkalarına anlatacak kadar bilmiyorsanız, Kur'an'a sahip değilsiniz.
📖 Özdeğerlendirme: sözde ve hakiki sahiplik
| Sözde sahip | Hakiki sahip | |
|---|---|---|
| Kur'an nerede? | Duvarda, mahfazada asılı | Elde, kafada, gönülde |
| Okuma | Açılıp bakılmaz; tefsirler okunmaz | Açılır, bakılır; hakiki tefsirler okunur |
| Ölçü | Gazete daha iyi bilinir | En az gazete kadar ilgilenilir ve başkasına anlatılabilir |
VII — Yedi yüz milyonun krizi
Kur'an ne zaman bizim kitabımız oldu da geri kaldık?
O gün beş yüz, altı yüz, yedi yüz milyonluk İslam dünyası kopuk kopuk olmanın, huzursuzlukların ve saadetten mahrum kalışların cezasını çekiyordu. Hocaefendi'ye göre yeniden nur ve saadet asrını getirmek, Kur'an'ın hidayet olduğu devri ihya etmek, ona teveccühe bağlıdır.
"Kur'an bizim kitabımız olduğu hâlde niçin geriyiz?" sorusuna cevabı bir soruyla verir: Ne zaman onun manasını anladık, ne zaman emrettiği cihadı, ilmi, tefekkürü yaptık da geri kaldık? Sahip çıkmadığımız bir Kur'an bizi bıraktı; Batı ise ondan istifade ettiği nisbette terakki etti. Bu, bize ait bir cürümdür.
VIII — Tövbe: Kur'an'a dönüş
Dil ucuyla değil, dönüşle
Bu cürmün tövbesi, yalnızca "Estağfirullah" demek değildir. Kur'an'ı bıraktığımız cürme karşı dil ucuyla yapılan bir tövbe, ayrıca tövbe ister; o istiğfara da istiğfar etmek gerekir ve bu bir silsile hâlinde sürer gider.
Kur'an'dan kopuş cürmünün tövbesi, Kur'an'a dönüş tövbesi olacaktır: Dönecek, açacak, müceddidlerin onun hakkında yazdıklarını okuyacak, anlayacaksınız.
IX — İki kitap: Mülteka'l-bahreyn
İçinizde derinleşecek, dışınıza açılacaksınız
Hutbe iki kitaptan söz eder: esrar membaı olan kelam kitabı Kur'an ve sistemlerin, galaksilerin mecmuası olan kâinat kitabı. İkisinin buluştuğu yer mülteka'l-bahreyndir, iki denizin buluşması: iç ve dış dalgaların burun buruna, dudak dudağa geldiği yer.
Bu buluşmayı anlayan insan içinde derinleşir, dışına doğru açılır. Ama bunlar ancak okununca anlaşılır.
📖 İki kitap
| Kelam kitabı | Kâinat kitabı | |
|---|---|---|
| Nedir? | Kur'an: esrar membaı | Sistemler, galaksiler mecmuası |
| Bizi nereye çağırır? | İçimizde derinleşmeye | Dışımıza doğru açılmaya |
X — Herkes sevdiği kadar tutar
Hidayet, teveccüh nisbetindedir
Herkes okuduğu, tuttuğu gazete kadar Kur'an'ı; beğendiği parti ve siyasi lider kadar Peygamber'i tutacaktır. O ölçü değiştiğinde Kâinatın Efendisi sevilenler arasında, mukaddes kitabımız da kalplerde yerini alacaktır.
Hutbenin özeti tek cümledir: Bizim hidayete ermemiz, müttakî olmamız, şek ve şüphe içinde bulunmayan Kur'an'a teveccühümüz nisbetinde olacaktır.
Nihai ufuk
Adalet, ihsan ve ufukta bayraklaşma
Hutbe, Nahl Suresi'nin 90. ayetiyle kapanır. Allah adaleti emreder: dürüst yaşamayı, dürüst düşünmeyi, dürüst hareket etmeyi ve dürüst bir sistem olan Kur'an'ı yaşamayı. İhsanı emreder: O'nu görüyor gibi kulluk etmeyi, her hâdisenin ardında O'nun varlığını hissetmeyi. Ve İslam'ın ufkumuzda bayraklaşması için servetimizi sarf etmeyi. Ahlaksızlığın, taşkınlığın ve serkeşliğin her çeşidinden de sakındırır.
Bir sürü eğri büğrü yol içinde tek doğru yol olan Kur'an yolunu bulasınız.
Kavramlar
📖 Hutbede geçen kavramlar
Lâ reybe fîh: "Onda şüphe yoktur." Bakara Suresi 2. ayetin başı.
Hüden li'l-müttakîn: "Müttakiler için hidayettir." Aynı ayetin devamı.
Müttaki: Allah'a karşı derin saygı ve sakınma içinde yaşayan; takva sahibi.
Hablullah: Allah'ın ipi; hutbede Kur'an için kullanılır.
Ebb: Abese Suresi 31. ayette geçen, "ot, mera" diye anlaşılan kelime.
Teşrih: Bir şeyi parçalarına ayırarak derinlemesine incelemek.
Mülteka'l-bahreyn: İki denizin buluştuğu yer; hutbede kelam kitabı ile kâinat kitabının buluşması.
Müceddid: Dini anlayışı asrının ihtiyaçlarına göre yenileyen büyük alim.
Kaynaklar
📖 Hutbenin kaynakları
fgulen.com: "Kur'an'ın Altın İkliminde" serisi (İman Esasları)
Ses kaydı: Çınar Media (YouTube)